İlkokul ve Ortaokul bireylerine yönelik yapılan çalışmadır.

Egzersizler eşliğinde dikkat, hafıza, konsantrasyon, işlem hızı ve mantık muhakeme geliştirerek öğrenme güçlüğünü yenme çalışmaları yapılmaktadır.

Öğrenme güçlüğü disleksi özellikle üzerinde durulan en yaygın sorundur. Okuma güçlüğü çeken ilk ve ortaokul çocuklarında sıkça rastlanan bir sorundur.

 

Özgül Öğrenme Güçlüğü Olan Bireylerin Genel Özellikleri

 Korkmazlar (1999) öğrenme güçlüğü olan çocuklarda en sık görülen özellikleri şu şekilde özetlemektedir:

  • Zekâ düzeyleri normal ya da normalin üzerindedir
  • Hiperaktiftirler, el ve ayakları kıpır kıpırdır. Bazıları ise hipoaktiftirler, çok yavaş hareket ederler
  • Dikkatleri kısa sürelidir, çabuk dağılır
  • Motor ve el-göz koordinasyonları zayıftır
  • Görsel algı sorunları yaşarlar. Görsel figür-zemin ayırt etmede zorlanırlar(Örneğin, harf ve satır atlama)
  • İşitsel algı sorunları yaşarlar.
  • Bazı harfleri karıştırırlar (b-d-p)
  • Yönergeleri unuturlar
  • Organizasyon bozukluğu vardır
  • Dağınıktırlar ve zamanı iyi kullanamazlar
  • Dil gelişimi bazı çocuklarda gecikmiştir, kendini ifadeleri yetersizdir
  • Yön bulmada zorlanırlar, sağı-solu ayırt edemezler
  • Zamanı karıştırırlar, saati zor öğrenirler
  • Sosyal-duygusal davranış sorunları yaşarlar. Düşünmeden davranırlar.
  • Arkadaşlarıyla geçinemezler. Değişikliğe zor uyum sağlarlar. İletişim sorunları vardır
  • Akademik beceri bozuklukları göstermeleri kaçınılmazdır. Okumayı zor öğrenirler, yavaş veya hatalı okurlar. Okuduklarını anlayamazlar. Yazı

bozuklukları vardır. İmla ve noktalama hataları görülür. Matematikteki zorlukları, çarpım tablosunu öğrenememe ve sembolleri birbirine karıştırma olarak görülür.

Özgül Öğrenme Güçlüğü Amerkan Psikiyatriler Birliği (APA) tarafından şu alt başlıklar şeklinde ele alınmıştır:

  • Okuma güçlüğü (dyslexia),
  • Matematik güçlüğü (dyscalculia),
  • Yazılı anlatım güçlüğü (dysgraphia)
  • Başka türlü adlandırılamayan öğrenme bozukluğu (DSM-IV, 1998).

 

Okuma Güçlüğü (Disleksi)

Disleksi, Yunanca’da yetersiz anlamında “dys” kelimesi ile sözcük anlamında “lexia” kavramlarının birleşmesinden oluşmuştur.

Bender okuma güçlüğünü “beyin ve merkezi sinir sistemindeki fonksiyonel yetersizliklerin sonucunda harflerin ve kelimelerin algılanmasında yaşanan sorunlar”  şeklinde tanımlamıştır. Disleksi, anlaşılması güç bir durumdur(Reıd&Green)

Öncelikle disleksi kavramı “okuma bozukluğu”, “okuma güçlüğü” olarak kısa bir tanımla ifade edilebilir. Disleksi, okumayı öğrenmede, hecelemede ve genel sembolik bilgileri anlamada güçlük çekme durumlarıdır (Everatt ve diğerleri, 1999, s.243).

APA‟ya göre okuma bozukluğu “Bireysel olarak uygulanan standart doğru okuma ya da kavrama testleri ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zekâ düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma başarısı beklenilenin önemli ölçüde altındadır” (APA, 2005). Bireyin okumadaki zorlanması okuma becerilerini gerektiren günlük yaşamını ve okul başarısını önemli derecede bozmaktadır. Bireyin bir duyu bozukluğu var olsa bile okuma zorluğu buna eşlik edenden daha fazladır (APA, 2007).

Disleksi, ilk kez 1896 yılında İngiltere Sussex’te W. Pringle Morgan isimli doktor tanımlamıştır. Okuma güçlüğü bu güne dek terminolojide “kontinental kelime körlüğü, kelime körlüğü, kontinental aleksi, özgül okuma güçlüğü” terimleri ile isimlendirilmiştir. Disleksi ilk defa 1968’de Dünya Nörologlar Konferansı’nda kabul edilmiştir. Konferansta Disleksi, “Normal zekâ düzeyine sahip bireyde yaşanan okuma güçlüğü” olarak tanımlanmıştır (Jaklewicz, 1997). Okuma insan beyninin dil ile alakalı yüksek bir kortikal fonksiyonu olarak ele alınır. Disleksi bir hastalık değil, dil kazanımının farklı derecelerde etkilenmesi durumudur (Şenel, 1998).

Disleksiye eşlik eden bazı bozukluklar, dikkat eksikliği, hipoaktivite (fazla yavaş), hiperaktivite (fazla hareketli) şeklinde kendini göstermektedir. Disleksi bulunan bireylerin % 12 ile %24’ünde  dikkat eksikliği ve hiperaktivite bulunmaktadır.

 

Okuma Güçlüğü olan Bireylerin Genel Özellikleri

  • Okuma hızları yaşıtlarına göre daha yavaştır.
  • Sesleri birbirinden ayırma becerileri konusunda bozukluklar görülür
  • Kitap okurken kelimeler arası duraklayıp tahminlerde bulunurlar
  • Harflerin yerini değiştirirler
  • Sağ sol ayrımı yapmakta zorlanırlar
  • Okurken genellikle “b”, “d” ve “p” gibi benzerlik gösteren harfleri karıştırırlar.
  • Okurken ve konuşurken söz diziminde hata yaparlar.
  • Yönleri karıştırırlar
  • Mevsim, ay, hafta, gün ve saat kavramlarını kullanırken karıştırırlar
  • Büyüklük ve uzunluk kavramlarını kullanmakta sorun yaşarlar
  • Rakamlar ve matematiksel kavramları kullanmakta sorun yaşarlar
  • “E” harfi ve “3” sayısını karıştırırlar
  • Yazarken harfleri atlatırlar
  • Genellikle cümleye büyük harfle başlayamama problemleri vardır
  • Yaşıtlarına göre okumayı geç öğrenirler
  • Yazı yazarken ayna hali söz konusudur
  • Okunması zor şekilde yazarlar
  • Yazılı ödevlerden kaçınırlar
  • Yazı yazarken noktalama yanlışları yaparlar
  • Konuşmada tutukluk hâkimdir
  • Okumayı pek sevmezler
  • Asabilik görülebilir
  • Hızlı okuma problemleri vardır
  • Davranış bozukluğu görülebilir
  • Okula karşı isteksizdirler
  • Harf ve heceleme probemleri vardır
  • Organize olamazlar
  • Talimatları kontrolde zorlanırlar
  • Kelime ve harfleri tanımakta zorluk çekerler
  • Heceleri bir araya getirmede zorluk çekme
  • Tek heceli kelime okumada güçlük çekme
  • Kafiyeli kelimeleri tanımakta zorluk çekerler
  • İsim yazmakta zorlanma,
  • Çocuğun ifade edebildikleri bildiği ve düşündüklerinin çok gerisindedir (Enç ve diğerleri, 1981; Bingöl, 2003)

 

Okuma Güçlüğü Yani Disleksili Bireylerin Güçlü Yönleri

  • Empati güçleri yüksektir
  • Farklı bakış açısı ile olaylara bakabilirler
  • Genellikle ileri görüşlü bireylerdir
  • Yaşıtlarının tersine büyük resmi daha rahat görürler
  • Sınavlarda ekstra süre verildiğinde okumalarında gelişme görülür
  • Güçlü Hayal gücüne sahiptir
  • Normal düzey zekâya sahiptirler

Bu çocukların disleksiyle bağlantılı yetenekeleri keşfedilmediği için bazı konularda akranlarının gerisinde kalmıştır.(Eriş, 2018)

Seanslar bireyin problem durumuna göre değişmektedir.

RANDEVU ALMAK İÇİN HEMEN ARAYINIZ!

TELEFON: 0538 404 6 405

E-POSTA: [email protected]